17 Ağustos Depremi

İyi insanlar hayata dair kötü hatıraları unutmaya meyillidir.17 Ağustos 1999 Depreminin üzerinden 16 yıl geçmiş. Daha dün olan ve resmi verilere göre 17.480 ölüme, 23.781 yaralıya, 505 engelli kalmış insanımıza ve en önemli sanayi üretim bölgemizin harap olmasına mal olan bu deprem toplumsal hafızamızda sanki asırlar önce olmuş gibi uzak bir yerde duruyor. Hâlbuki deprem bizimle birlikte yaşıyor ve riski de büyüyor. Aydın’ın deprem haritasında görüldüğü üzere, şehrimizin neredeyse tamamı birinci derece deprem bölgesi ve en önemli yerleşim merkezlerimiz diri fay hatları üzerinde kurulu. Mübalağasız sabun köpüğü üzerinde oturuyoruz. Ülkemizin geneli ile birlikte Aydınımızın da acil olarak yapı stoğunun yenilenmesi gerekiyor. AK Parti Hükümetlerimiz döneminde Kentsel Dönüşüm ve TOKİ uygulamalarıyla bu konu da ciddi ilerlemeler kaydedildi. Lakin daha işin başındayız, konu sosyo – ekonomik boyutları itibarıyla çok yönlü planlamalar ve toplumsal seferberlik gerektiriyor. Proaktif yaklaşımları zorunlu kılıyor.
Türkiye eskisi gibi değil, nüfusumuz hızla arttı; köylerimiz bile çok katlı binalardan oluşuyor. Büyükşehir düzenlemelerinin gerekçelerinden biri de belde, köy ve ilçelerimiz de kent olmanın gereklerine uygun yapılaşmanın geliştirilmesi ve bir deprem standartının oluşturulmasıdır. Bu amaca uygun çok başarılı projelere imza atan Büyükşehirlerimiz var; maalesef Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin İlimize ilişkin altta yer alan haritada alenen görünen deprem riskinin farkında olduğunu ve durumun aciliyetini kavradığını söyleyemeyiz. Hızlı hareket etmeliyiz. Uyguladığımız projelerde insanı ve çevreyi ihmal etmemeliyiz. Konut edinme ve konut dokunulmazlığı temel insan haklarındandır. Ruhsatlandırma ve imar işlemlerinde deprem standartı oluşturmakla birlikte; vatandaşa çıkardığımız maliyetlerle özellikle kırsal kesimde yaşayan insanımızın konut edinme haklarını engelleyici uygulamalara girmemeliyiz. Fay hattı üzerinde yerleşikseniz deprem er ya da geç kapınızı çalacaktır. Depremin olmasını engelleyemeyeceğimize göre depremle yaşamayı öğrenmeliyiz, depreme hazırlıklı olmalıyız.
17 Ağustos Marmara depreminin yıl dönümünde, Ülkemizde ve dünyada böylesine büyük acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, depremde kaybettiğimiz kardeşlerimizi rahmetle anıyorum.

 

Hakan Çağlar Erürker / 17 Ağustos 2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir