çanakkale Savaşı

Çanakkale tarihimizde örneği bolca bulunan zaferlerden bir zafer, savaşlardan bir savaş değildir. Çanakkale Akif’in;

“Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer!” dizelerinde belirtiği üzere Milletimizi yok etmeye azmetmiş cihanın yedi ikliminin orduları karşısında milli şuurumuzun şahlanışı, millet olma irademizin, bağımsızlık ve vatan aşkımızın mana ve madde aleminde bir kez daha tescilinin destanıdır.
Çanakkale bu aziz vatanın evlatlarının kanlarının birbirine karıştığı ve aynı havuzda toplandığı, millet harcına katıldığı geleceğimizi belirleyen geçmişimizdir. Çanakkale bizi millet kılan ruhumuzun, istikbal ve istiklalimizi hedef alan emperyalist ordular karşısında çelikleşmesi, geçilmez yıkılmaz bir duvar olmasıdır. Çanakkale, 20.yy’da sömürgeleştirilemeyen yeryüzünde bağımsız tek milletin, Akif’in ifadesiyle “.. İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçalamasıdır.” Ölümü beklenen “hasta adam” denilen Devletimizin ve Milletimizin topyekün cevabı, “dirilişinin” arkasındaki güçtür Çanakkale.  Çanakkale ne bir centilmenler savaşı ne de bir festival havasında hümanizmin ifade bulduğu bir zemin değildir. Bu varoluş / yokoluş anında milletimizin düşmanlarının bile hayran olduğu asaletlerimizin temayüz ettiği yerdir Çanakkale. Modern dünya savaş hukukunun 1948 yılında ancak ulaşabildiği Cenevre Konvansiyonu’nun yıllar önce milletimizce savaş alanında uygulanmasıdır Çanakkale. Aynı zamanda Çanakkale, Türk Milleti’nin “Düvel-i Muazzama” karşısında canları kanları pahasına verdiği bir varoluşun, bir dirilişin; milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın” ifadelerinde sübut bulan bir kıyamın destanıdır. Bir başka söyleyişle Çanakkale, “Yeni Türkiye’nin önsözüdür.”

Yeni Türkiye gücünü, Malazgirt’ten, İstanbul’un Fethinden, Çanakkale’den, Sakarya Savaşı’ndan almaktadır. Türkiye’nin her vilayetinden vatan millet aşkıyla cepheye koşan, Conkbayırı’nda omuz omuza çarpışan, birlikte şehadet şerbetini içen, tarihin sessizliğinde koyun koyuna yatan memleket evlatlarının kardeşliğinde mayalanan Çanakkale ruhudur Yeni Türkiye.  Askerlik çağında olmamalarına, mecburiyetleri bulunmamasına rağmen; Çanakkale’ye gönüllü katılan, vatan, millet, bağımsızlık uğrana şehadete koşan; Galatasaray, İstanbul Erkek, Vefa, Kabataş Erkek, Erzurum, Edirne, Konya, Kastamonu, Kayseri ve Sivas Liselerinin hiçbir zaman mezun olamayacak binlerce liselinin, Tıbbiyelinin milletimize vasiyetinin gereğidir Yeni Türkiye. Bu kıyamın, bu dirilişin 18 Mart Deniz zaferi kısmının kahramanları başta Cevat (Çobanlı) Paşa, Nusret mayın gemisinin komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey, Müstahkem Mevkii Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi (Akpınar) Bey, çarkçı başısı ön yüzbaşı Çarkçı Ali Yaşar (Denizalp); Kara savaşlarının kahramanları başta 19. tümenin ve şehit 57. alayın komutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nazırı ve Başkumandan Enver Paşa, Kolordu komutanı Esat Paşa ve sayısı 250 bine ulaşan aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.

 

Hakan Çağlar Erürker / 18 Mart 2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir