M Akifersoy

Milletlere istikamet veren, millet olma şuuru kazandıran, geçmişten geleceğe köprü olan önemli şahsiyetler ve hadiseler vardır. Mehmet Akif ve İstiklal Marşı bu anlamda milli mücadelemizin ruhunu oluşturmanın yanında milletimizin istikbalde istiklalinin de temel metni olma özelliğine haizdir.

İstiklal Marşımızın 12 Mart 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabulünün 94. yıldönümünde; hürriyetin kıymetini, esaretin zilletini 27 Mayıs 1919 ile 7 Eylül 1922 tarihleri arasında tam 3 yıl 3 ay 10 gün düşman işgali altında kalan Aydınlılar olarak en iyi biz biliriz.

İstiklal Marşı sıradan bir marş, müellifi de sıradan bir şair değildir. Böyle bir marşı yazabilmek için iyi bir şair olmak, o günleri yaşamak yetmez. Dava adamı olma haysiyeti, milli şuur ve mücadele ruhuna da sahip olmak gerekir. Ankara ayazında bir paltosu bile yokken verilen para ödülünü kabul etmeyen, “bu şiir milletin malıdır” diyerek altına kendi ismini koymayan, kitabı “Safahat’a” almayan Mehmet Akif gibi yüksek ahlak sahibi, karakter abidesi bir insan olmak gerekir.

Bu vesileyle vatan ve millet sevgisinin, bağımsızlık ve hürriyet aşkının en güzel ifadesi olan İstiklal Marşımızı bize armağan eden milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, bu ulvi şiiri İstiklal Marşı olarak oy birliği ile kabul eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere birinci TBMM üyelerimizi, İstiklal Harbimizin isimli isimsiz bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi; Aydın’da düşmana kök söktüren Mehmet Esat İleri, Binbaşı Şükrü Aydınlı, Miralay Şefik Aker, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe, Mestan Efe, Efe Ayşe, Danişmentli İsmail Efe ve daha nice isimsiz Aydınlı milli mücadele kahramanımızı da şükran ve minnetle yâd ediyorum.

 

Hakan Çağlar Erürker / 12 Mart 2015

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir