çnkkle
çnkkle çnkkle1

 

Zaferin 101.Yıldönümünde 18 Mart 2016 Çanakkale: Evveli olmayanın Ahiri Olmaz.

Çanakkale haklının güçlüye, mananın maddeye, imanın tağuta, mazlumun zalime galebe çaldığı yerdir. Çanakkale 1699’da Viyana önlerinde başlayan büyük ricata Milletimizin çektiği surdur. Çanakkale Batı cephemizi geçilmez yaparken Şark cephemizde gelecek zaferin önünü açmıştır. Çanakkale Kurtuluş Savaşında Milletimizi ayağa kaldıran, en olmaz denilen zamanda Devletimizi Türkiye Cumhuriyeti olarak yeniden var eden ruhtur.
Bugün Ruslar İstanbul ve Boğazları da içine alan üç yüz yıllık hayalleri olan sıcak denizlere ulaşamamışsa, Doğu Anadolu Bölgemizde Ermeni bölücüler bir devlet kuramamışsa, Kars, Ardahan, Trabzon…Türkiye sınırları içerisinde kalmışsa; bu durum Çanakkale Zaferi neticesi Rus Çarlığının savaş dışı kalmasıyla yakından ilgilidir.

Çanakkale aynı zamanda Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un “Çanakkale Şehitlerine” mersiyesinde yer alan “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, / Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!” dizelerinde ifade ettiği üzere on binlerce güneşimizin istiklal uğruna battığı yerdir. Çanakkale Savaşları’nda Osmanlı nüfusunun genç ve eğitimli kesimi büyük oranda yitirilmiştir. Gerek ihtiyaç nedeniyle 1315 (1897) doğumluların yani “Onbeşlilerin” silah altına alınması; gerekse Darülfünun (Üniversite) ve Lise öğrencilerinin askerlik çağında olmamalarına, mecburiyetleri bulunmamasına rağmen cepheye gönüllü koşması ve büyük çoğunluğun Şehit olması; Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal eden insan sermayemizin niteliği üzerinde olumsuz bir etki yapmıştır.

Nitekim İngiliz generali Oglander; ’Çekildik… Çanakkale’yi geçemedik ama Türk milletinin genç neslini, eğitimli neslini, çiçeğini yok ettik. Dolayısıyla geleceğini yok ettik. Bellerini zor doğrulturlar’ demiştir. Öyle ki bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinin, eski adıyla Daru’l-Fünunun 1. Sınıfında öğrenim gören 2 bin 500 Tıbbiyeli, gönüllü gittikleri Çanakkale’de Şehit olmuş; 1921 yılında hiç mezun verememiştir. Yine öğrencileri, sporcuları ve müstahdemleriyle birlikte Çanakkale’ye gönüllü koşan Galatasaray Lisesi de o dönem mezun verememiştir. İstanbul Erkek, Vefa, Kabataş Erkek, Erzurum, Edirne, Kastamonu, Kayseri ve Sivas Liseleri öğrencileri de Şehitler Kervanında yerini almıştır.

Milletimizin Gelibolu sırtlarında sıradağlar gibi yatan güneşlerinin, kahraman evlatlarının aziz hatıraları; Akif’in “Âsım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiş gerçek:/ İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek” mısralarında belirtildiği üzere genç nesillerimize rehber olmaya, Milletimizin istikbaline ışık tutmaya devam etmektedir.

Ya Aydınımız? Aydının yiğit efeleri de Çanakkale Savaşında yerini almış; ilimiz doğrudan silah altına alınan askerlerden oluşan 1746 Şehitle, Çanakkale’de en çok şehit veren iller arasında onuncu sıradadır. Gönüllü katılanlarla birlikte toplam Şehit sayımız 1867’ye ulaşmıştır. İlimizin bu değerli kahramanları ile ilgili tüm ayrıntıları ortaya çıkarmak ve Şehitlerimizin Aziz Hatırasını yaşatmak; Aydınlılar olarak bize düşen vefa ve minnet borcudur. Hepsinin ruhu şad olsun.

“Evveli olmayanın ahiri olmaz” der bir atasözümüz. Çanakkale bu aziz vatanın evlatlarının kanlarının birbirine karıştığı ve aynı havuzda toplandığı, Millet harcına katıldığı geleceğimize istikamet tayin eden, geçmişimizdir. Bu vesileyle, Milletimizin Çanakkale’de dirilişinin 101. yıl dönümünde, 18 Mart Kara Zaferimizin Kahramanları başta 19. Tümenin ve Şehit 57. Alayın Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Harbiye Nazırı ve Başkumandan Enver Paşa, Kolordu Komutanı Esat Paşa; Deniz Zaferimizin Kahramanları başta Cevat (Çobanlı) Paşa, Nusret Mayın Gemisinin Komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey, Müstahkem Mevkii Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi (Akpınar) Bey, Çarkçıbaşı Önyüzbaşı Çarkçı Ali Yaşar (Denizalp); ve sayısı 250 bine ulaşan Aziz Şehit ve Gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.

Hakan Çağlar Erürker/18 Mart 2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir